yazının yayın tarihi: 10.01.2009
http://www.birgun.net/culture_index.php?news_code=1231585286&year=2009&month=01&day=10
Ayla Dikmen ve jenerasyonu sayesinde uykusundan yeni uyanan bir dev misali tekrar karşılaştık geçmiş furyasıyla. (Ne zaman gitmişti ki diye sorarsanız verecek bir cevabım da yok; orası ayrı.) Belki de geçmişe duyulan bu özlem geleceğe dair olan umutsuzluktan kaynaklanıyordur. Bu sıkı sarılmanın müzikal anlamda daha da bir yoğun geçtiği bu günlerde karşı kıyıdan gelen seslerle yalnız olmadığımızı anladık. “İmam Baildi” şeklinde yazılan, okunuşu hakkında hiçbir fikrim olmayan; ama bu topraklarda imambayıldı denen leziz yemeğin ta kendisi olarak bilinen eşsesli grubumuz Yunanistan’dan. Yazının başında bahsettiğim geçmiş bağlantıları ise 40’lı yıllardan başlayıp 60’ların sonuna dek uzanan bir listeden oluşan eski Yunan şarkılarını yeniden yorumlamaları.
Eski şarkılar diyerek özellikle vurgulamamın sebebi artık söz konusu şarkıların yepyeni birer form kazanması. Özellikle 70’lerde Türkiye’de popüler olan müziklerin bugün üzerlerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan önümüze yeni bir şeymiş gibi konulmasının üzerine bu proje, Ege’den üzerimize gelen serin bir hava dalgası oldu. Lakin bu albümün Yunanistan’da çıkalı bir yıldan fazla olduğunu hatırlatmak gerekir, en azından ‘geçmişe özlem’in bu albümü buralara getirmeye olan katkısı göz önüne alınabilir.
Velhasıl kelam, Falireas kardeşlerin 2005 yılında kurdukları grupları çok özel bir işe imza atıyorlar grupla aynı adı taşıyan albümlerinde. Bu hepsi birbirinden değerli şarkıları elektronik müzik temelli yaklaşımlarıyla remiksliyorlar. Yunan müziğinin bu dönemiyle spesifik olarak ilgilenenlerin dışında, iki versiyonu da yeni dinleyen birçok kişiden remiksli halinin daha çok övgü aldığını gözlerimle gördüm, kulaklarımla duydum. Albümün açılış şarkısı ‘I Zoi Mas Ine Ligi’ yaklaşık 48 dakika boyunca ne ile karşılaşacağınız hakkında gayet güzel bir fikir oluşturuyor. ‘O Pasatebos’ ise albümün temelinin oturduğu müzikal felsefeyi göstermesi açısından bir arkadaşa grupla ilgili dinletilecek ilk şarkı favorim. ‘Poso Lipame’ de albümün sonlarına doğru hala tempoyu diri tutan, aynı zamanda da geleneksel müziğin öğelerinin kulağa en çok çalındığı şarkılardan bir tanesi. Zaten hepi topu 10 şarkıdan oluşan bu kısa ama güzel albümden söz ediyorsak 3. ve 5. şarkılar olan ‘Samba Clarina’ ve ‘Comely’den bahsetmemek olmaz. Samba Clarina’da ki klarnet gerçekten Ege’nin iki yakasının aslında nasıl da birbirine benzediğinin rakı ve baklava’dan sonraki en güzel örneği. Onu sen çaldın, bu aslında benimdi kavgalarının nasıl da yersiz, nasıl da anlamsız olduğunu tokat gibi yüzümüze çarpan; kültürlerin karşılıklı etkileşiminin ortaya koyabileceklerinin çok küçük bir örneği ‘İmam Baildi’. Duyduk ki karşı tarafın imambayıldısının buradakilerden hiç de aşağı kalır yanı yokmuş.
Imam Baildi / Imam Baildi / Kukin Music